09 Nis2013

MotoGP Motorları Bölüm 1

by Goksel Perksoy

~Fonds_ecran~Motos~Motos_serie_plus_de_125~Ducati~Ducati_Desmosedici_RR~desmosedici_RR_moteur_st2gz

Bu bir yazı dizisidir. Giriş bölümüne buradan ulaşabilirsiniz.

MotoGP™ serisinde kullanılan motosikletler amaca yönelik, prototip olarak üretilen safkan yarış motorlarıdır. Bunların halk tarafından satın alınma şansı olmadığı gibi, sokak motoru olarak kullanmak de yasal değildir.

Genel Motosiklet  Bilgisi ve Sınırlandırmalar

Her sınıfın motor ölçüsü farklıdır;

MotoGP™ -  2012 senesinde, maksimum 4 silindir ve 1000cc olarak ayrıca maksimum 81mm bore edilebilen motorlara izin verildi. 2 zamanlı motorlara izin verilmezken , pilot başına tüm yarışlar için motor sayısı 5 ile sınırlandırıldı. Bu sınırı aşan takımlar pitten ve yarış başladıktan 10 saniye sonra yarışa başlamak zorunda bırakılmıştır.

2012 senesinde önceki yıllarda yaşanan ekonomik krizin de etkisiyle  maliyetler yüzünden Honda, Yamaha ve Ducati dışında bir marka MotoGP ‘ye katılamadı. Daha fazla motoru pistte start alırken görebilmek için CRT kategorisi adı altında farklı bir sınıf yaratıldı. Bu motosikletler MotoGP motorlarına göre daha uygun maliyetli ve aynı zamanda katı kuralların dışında tutulup  ( motor sınırlaması, benzin hakkının daha fazla olması gibi ..)  daha ayrıcalıklı  bir biçimde startta yerini aldı.

Moto2™ – Honda tarafından tedarik edilen motorlar  600 cc ve 4 zamanlıdır.

Moto3™- 250cc 4 zamanlı tek silindir motorlardır.

AĞIRLIK

Aşağıda her sınıf için minimum ağırlık izinleri bulunmaktadır:

MotoGP™

800cc ye kadar     – 150 kg

801 – 1000cc arası  - 160 kg

Moto2™ motosiklet + sürücü 215 kg

Moto3™ motosiklet + sürücü 148 kg

Bu ağırlıkların kontrolü serbest antreman turları yada yarışlar sonunda kontrol edilmektedir.

Bu motorlar en üst düzey rekabeti sergilemek ve yarış kazanmak için tasarlandığından, kullanılan bileşenler tamamen pahalı ve en hafif malzemelerden ( titanium, carbon fiber vs..) üretilmiştir. Aynı zamanda karbon disk fren , motor yönetim sistemleri ve çekiş kontrol sistemi gibi yüksek teknolojiden istifade edilmektedir. Bu teknolojiler sıradan seri üretim yol motorsikletlerinde bulunmamaktadir.

Yapılan tüm  sınırlandırmalar takımları ve mühendislerini  teknoloji ve çözüm  üretmeye zorlamaktadır.

Not: Bir sonraki yazıda daha detaylı bir şekilde , marka bazında MotoGP motorlarını inceleyeceğiz

 

 

 

 

 

 

 

 

07 Nis2013

2 Silindir 10 Silindire Karşı

by Tufan Vardar

Yine bir başka otomobil ve motosiklet arasındaki performans mücadelesine tanık oluyoruz. Ayrı dünyaların araçları aynı asfaltı paylaştığı sürece bu karşılaştırmaların ardı arkası kesilmeyecek gibi görünüyor. Bu sefer aynı markanın çatısı altında bulunan 542 beygir gücündeki Audi R8 V10 Plus ile 162 beygirlik Ducati Diavel uzun bir düzlükte karşı karşıya geliyorlar.

Autocar tarafından hazırlanan videoda göründüğü üzere Ducati saatte 200 km sürate ulaşana kadar 10 silindirli AUDI ‘den uzaklaşmayı başarıyor. Daha yüksek süratlere çıkıldığında ise grenajsız yapısı gereği aerodinamik engellere takılan bu kaslı motosiklet, güçlü rakibinin arayı kapatmasına engel olamıyor. Pistin sonuna gelindiğinde ipi kim göğüsledi dersiniz? Hep birlikte izleyelim.

05 Nis2013

Güneşli Havalara Merhaba

by Tufan Vardar

Bazılarımız kar kış demeden dört mevsim motosiklet sürüyor olsak da , güneşli havalarda yapılan sürüşlerin keyfi bir başka oluyor. Geçtiğimiz pazar günü Ducatistanbul bünyesinde yaptığımız sürüş etkinliğine ilgi büyüktü. 25 motorsiklet ve 30′un üzerinde katılımcıyla birlikte bu güzel havayı değerlendirebilmek adına yollara koyulduk.

İstanbul ‘un iki yakasındaki buluşma noktalarında toplanan gruplar Beylikdüzü ‘nde biraraya geldi. Daha sonra  güvenlik amaçlı yeniden gruplara ayrılarak kontrollü bir şekilde virajlı yollar üzerinden Yalıköy ‘e ulaştık. Mis gibi bahar kokusu eşliğinde yapılan gezide yeni katılan üyelerimiz de bizlere eşlik ettiler.  Molalar ve yemek sırasında yapılan keyifli sohbetlerin ardından geri dönüşe geçildi. Böylece hep birlikte ilkbaharı karşılamış olduk. Sürüşün ardından yaşanan tatlı yorgunluğun getirdiği hafif bir tebessüm sayesinde pazartesi sendromundan eser kalmadı.

Bu sezon haftasonlarımızı böyle neşeli geçirebilmek için dolu dolu bir program hazırladık. Hep beraber süreceğiz, eğitimlere katılacağız ve yarışları izleyeceğiz. Örnek vermek gerekirse bu pazar Riva’ da kahvaltı ettikten sonra MotoGP ‘nin sezon açılışını birlikte izleyeceğiz.  Üyelerimiz bu etkinlikleri forum sayfalarından takip edebilirler.

 

01 Nis2013

Motosiklet mi Tehlikeli Yoksa …?

by Goksel Perksoy

Funny motorcycle image

BBC TV tarafından İngiltere yollarının ne kadar güvenli olduğunu saptamak için yapılan istatistik çalışmaları sonucu elde edilen bilgilere göre ; motosikletlerin karıştığı 1600 kazada  %80 oranında, diğer yolu kullanan kişiler sebebiyet vermektedir.

Motosiklet kullanan sürücülerin neden olduğu kazaların sebebi, çoğunlukla virajı alamamaları olmakla beraber, sigorta şirketi Groupama NONE  tarafından yapılan istatistikte, 5 kazadan 4’ünün yolu paylaşan diğer kullanıcılar nedeniyle gerçekleştiği ortaya çıkmıştır. Bunlar içinde de kaza sebeplerinde en yüksek oranlar, sırasıyla, ani yön değiştirme, kavşaktan ani çıkış ve motorcuyla it dalaşına girmek olarak gelmekte. Motorsiklet kazalarından sadece %19’unun tek araçla, yani motosikletin tek başına yaptığı kaza olarak istatistiklere girmesi de düşünülmesi gereken başka bir durumdur.

Bu veriler Türkiye’de de istatistiksel bir tabana oturtulursa sonuç pek farklı olmayacaktır.
Bu etkenlere ek olarak, bir de bozuk ve kaymaya müsait “kaymak asfalt” denilen yol tipini de ekleyebiliriz.

Gelişmiş ülkelerdeki sürücü profili ile karşılaştırdığımızda ülkemizde motosiklete olan genel yaklaşımın vizyonu oldukça dar. Bizler ise bu sürücülerle şehir trafiğinde malesef aynı yolu paylaşmak zorunda kalıyoruz. Birisinin dikkatsizliğinin bedeli başka bir insanın canı veya sağlığı olmamalı.

Motosiklet tehlikelidir, fakat yukarıdaki istatistikler göstermektedir ki ; tehlikeli olan motorsikletten daha çok, onu görmezden gelenlerdir.

18 Mar2013

Satışlar İyi Gidiyor

by Tufan Vardar

630x374xducati-malaysia-pre-owned-01-630x374.jpg.pagespeed.ic.chF0JDc52d

14 Mart 2013 ‘te AUDI tarafından Almanya ‘da yapılan basın konferansında Ducati ‘nin 2012 satış bilgilerine de yer verildi.

Ducati 2011 senesi satışlarına göre toplamda  %16 daha fazla ciro elde ederek,  44,102 adet motosikleti müşterileriyle buluşturdu.  Amerika satışlarında ise %21 oranında bir büyüme gözlemlendi.

Bu rakamlara baktığımızda geçtiğimiz yıl için, İtalyan üreticinin tarihinde satış bakımından gelmiş geçmiş en başarılı sene olduğunu söyleyebiliriz.

Bu rekorun AUDI ‘nin Ducati ‘yi bünyesine kattığı yıl içerisinde gerçekleşmiş olması sizce bir tesadüf olabilir mi?

 

 

12 Mar2013

Ducati Monster 696 İncelemesi

by Tufan Vardar

ducati_monster_696_red-normal

Eğlenceli bir sürüş deneyimi yaşamak için motosikletinizin bolca beygir gücüne ve grenajlara sahip olması gerekmiyor. İşte Ducati Monster ailesi bu anlayış ile üretilerek 20 yıldan beri gönüllerde taht kurmaya devam ediyor. Monster 696,  bu tutku dolu İtalyan markasının sıfır olarak satılmakta olan en düşük motor hacmine sahip üyesidir.

2013 yılı için Monster 696  dört farklı donanım paketi ile birlikte sunuluyor.  “base” model,  ön cam ve mono kapağa sahip “plus” modeli, ABS ‘li model ve son olarak 20. yılın şerefine özel olarak üretilen “Anniversary Edition” modeli daha önce bu sayfada belirtmiş olduğumuz ayrıntıları barındırıyor.

Monster 696 Marchesini Jantlar , Brembo fren sistemi,  çelik fren hortumları,  led stop lambası ve aluminyum döküm arka maşası ile bu fiyat dilimindeki başka motosikletlerde bulamayacağınız kalitedeki bileşenleri bir arada sunuyor. 90 derece açılı L-Twin motoru , boru tipi Trellis şasisi , Desmodromic subap sisteminin verdiği kendine has vuruntulu sesi ile o dolu dolu safkan bir Ducati.

Performans

Her ne kadar  Ducati ‘nin en uysal modeli de olsa, onu hafife  almamakta fayda var.   4 silindirli rakiplerinin aksine, hava soğutmalı çift silindirli motor alt devirlerden itibaren canlılığını korumakta zorlanmıyor. 6336944538487514212009-Ducati-Monster-696 Krankta ölçülen 80 beygir gücü onu yaklaşık 4 saniye içerisinde saatte 100 km hıza ulaştırabiliyor. Gazı bırakmadığınız takdirde 160 km/s sürate nasıl çıktığınızı anlamıyorsunuz. Ağırlık, rüzgar ve eğim koşulları el verirse saatte 220 km/s hıza ulaşmanız mümkün. Bu motosiklet, yüksek kaliteli amortisör sistemi ve dengeli yapısı sayesinde kıvrımlı yollarda en tecrübeli sürücülerin bile yüzünü güldürecektir.

Sportif Sürüş

Sportif oturuş pozisyonu ne bir racing motosiklet gibi agresif, ne de bir touring motosiklet gibi rahat.  Yine de alışmak için biraz ağrı çekebilirsiniz. Alıştıktan sonra oturuş pozisyonunun getirdiği kontrollü sürüşün keyfine varmaya başlıyorsunuz. Aynalar sürüş pozisyonunuz düzgün değilse işlevini yitiriyor.  Eğer daha konforlu bir sürüş isterseniz jel sele ve gidon yükseltici gibi seçeneklere başvurabilirsiniz.  Kısıtlı gidon turu, dar alanda yapılan manevralarda sıkıntı yaratabiliyor. Bunun yanında , 161 kiloluk (ABS 166kg) boş ağırlığı ve 77 cm ‘lik alçak  selesi bayan sürücülerin de ilgisini çekecektir.

Tutumlu

Ducati-Monster-696-WhiteMonster 696,  performanslı bir motosiklet için çok az yakıyor.  15 litre kapasiteli yakıt deposunu doldurduktan sonra gösterge ışığı yanmadan önce 200 km mesafeyi geride bırakabilirsiniz.  Işık yandıktan sonra yaklaşık 50 km içinde bir benzin istasyonu ziyareti yapmanız yararınıza olacaktır.  Şehiriçi karışık kullanımda 100 km ‘de  5,5 -6 litre civarı yakıyor diyebiliriz. Bu değeri uzun yolda makul bir hızla daha da aşağı çekmek mümkün. ABS ‘li modelin deposunun 1,5 litre daha az kapasiteye sahip olduğunu hesaba katmanız gerekir.

Hava Soğutmalı

Monster ailesinde hafifliği ve basitliği korumak adına hava soğutmalı motorlar tercih ediliyor.  Su kanallarının bulunmaması motor bloğundaki teferruatı azaltarak hem ağırlığı azaltıyor, hem de sportif ses bakımından daha tatminkar olmasını sağlıyor. Rüzgarla iyi anlaşan hava soğutma sistemi,  seyir halindeyken en sıcak yaz  günlerinde bile bir problem teşkil etmiyor.  Sıkışık trafikte biraz fazla ısındığı bir gerçek,  fakat böyle durumlarda sıvı soğutmalı motorlar bile zorluk çekebiliyor.

Yol Arkadaşı

Uzun mesafeli sürüşlerde asfalt yolu olan her yere gidebilirsiniz. Sportif sürüş pozisyonu sizi yorduğunda bir miktar mola vermeniz yeterli olacaktır. Eğer artçınızla birlikte uzun yol yapmayı düşünüyorsanız, Monster ‘ın pek mantıklı bir seçim olduğu söylenemez. Fakat aşkın mantığı elinin tersiyle ittiği durumlara daha önce rastladığımız oldu. Üyelerimizden Monster 696 ile İtalya ‘ya giden Akın ve Gülseda çiftini anmadan edemeyeceğim.  Bol maceralı ve uzun bir yola çıkmayı düşünüyorsanız Givi ‘nin ve Ducati Performance ‘ın çanta seçenekleri mevcut. Yine de bir Monster ‘ı  topcase ile kullanmak onun kimyasına aykırı bir hareket olacaktır.

Kişiye Özel

Logomania_MonsterARTMonster 696 kırmızı, siyah ve beyaz olmak üzere 3 farklı renk seçeneğine sahip. Fakat kolayca değiştirilebilen kapak kitleri sayesinde 20 ‘den fazla renk kombinasyonundan birini seçmeniz mümkün. Monster ailesi renk bakımından piyasadaki en çeşitli motosiklettir dersek yanlış olmaz.

Bir performans egsozu sayesinde ortaya çıkacak ses, Ducati ‘nizden alacağınız keyfi ikiye katlayacaktır. Fazladan güç kazancı da cabası. Arka selenin üzerine geçirilen mono kapak sayesinde solo sürüşlerde motosikletinizin daha çekici görünmesini sağlayabilirsiniz. Normalde 15 dişli olan ön zincir dişlisini 14 dişli ile değiştirirseniz şehiriçinde alt devirlerde daha pürüzsüz bir sürüş ve daha iyi bir hızlanma elde edebilirsiniz. Bu değişiklik  son süratten biraz ödün verecektir. Rizoma gibi önde gelen aksesuar firmalarının yanısıra, piyasada bulunan orjinal Ducati Performance ürünleriyle motosikletinizi konfor, gösteriş ve performans bakımından özelleştirmeniz mümkün.

Her Güzelin Bir Kusuru Vardır

Motosikletten inerken arka sinyallere ayağınızı çarpmamaya dikkat edin. Kırılgan bir yapıda olan bu sinyaller,  ayak çarpmalarına karşı koymakta zorlanıyor.  Neyse ki fazla pahalı değiller.  Yan ayaklık, motorun bloğuna direkt bağlı olduğu için motoru bu ayaklık üzerinde çevirirken özenli davranmanızda fayda var. Fren ve vites kolları hafif olsun diye tasarlandığından olası düşmelerde kolayca kırılıyor.

Bakım

İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya gibi büyük şehirlerde yetkili servis imkanları bulunurken,  diğer şehirlerde kalifiye bakım yaptırabilmek için uzun mesafeleri gözönünde bulundurmanız gerekiyor. Bakım masrafları bir commuter veya scooter ‘a göre çok pahalı olmasına rağmen diğer markaların muadil modelleriyle kıyasladığınızda  servis ve parça ücretlerinin çok da pahalı olduğu söylenemez.

welcome-ducati-monster-696

Bir Ducati satın aldığınızda aslında bir yaşam tarzı sahibi oluyorsunuz.  Monster 696 , İtalyan zerafetini dolu dolu yaşayabilmek için en ulaşılabilir seçenek olarak göze çarpıyor. Onu sürerken meraklı bakışların üzerinizde olmasına hazır olun.

05 Mar2013

Fuarın Ardından

by Tufan Vardar

Her sene şubat ayının son haftasında yapılması artık bir gelenek haline gelen EuroAsia Motosiklet ve Bisiklet Fuarı bu sene de ziyaretçi akınına uğradı.  Belli başlı büyük markaların yanında diğer küçük üreticilerin de katıldığı fuarda motosiklet meraklıları Ducati Hyperstrada, MV Agusta F3, KTM 1190R Adventure ve BMW R1250GS gibi  merak uyandıran bazı modelleri ilk kez görme ve hatta dokunma şansına erişti. Sektörde önde gelen ithalatçıların açtığı giyim ve aksesuar standlarında indirimli fiyatlardan satışlar yapıldı. Bunun yanında ziyaretçiler dünyaca ünlü motosiklet akrobatı Chris Pfeiffer ‘ın nefes kesen gösterisini izleme fırsatını yakaladılar.

Korlas ‘ın açtığı Ducati standı daha önce ülkemiz yollarında göremediğimiz bazı modelleri barındırıyordu. Bu modelleri  Yeni Multistrada S, Multistrada Pikes Peak, Multistrada Grantourismo ,  Monster Diesel , Monster Anniversary , Diavel Chromo ,  Striped Diavel , Beyaz Panigale S , 848 Evo Corse Special Edition ve Hyperstrada 820 şeklinde sıralayabiliriz. Gözlerimiz Hypermotard SP ‘yi ve Panigale R ‘ı aramadı değil. Onları da  görebilmek için mayıs ayını beklememiz gerektiği haberini aldık. Sonuç olarak en tutkulu Ducati hayranlarının bile yeniliklerle karşılaştığı bir fuar oldu diyebiliriz.  Fuar ziyaretçileri arasında yapılacak olan çekilişte bir talihli, Ducati Monster 696 sahibi olacak. Kendisini klübümüze bekliyoruz.

Her ayın ilk pazar günü yaptığımız aylık kulüp buluşmamıza da ev sahipliği yapan bu fuarın ardından, hep beraber Ataköy Marina ‘ya geçip  güzel bir yemek eşliğinde bol motosikletli muhabbetlerimize devam ettik.

18 Şub2013

1199 Panigale R WSBK Arenasında

by Tufan Vardar

Alstare Ducati takımı 2013 World Superbike şampiyonasına 1199 Panigale R ile katılacak.  Avusturalya ‘da 24 Şubat günü ilk yarışına çıkacak olan Panigale R, kırmızı ve beyaz giydirmeleriyle dikkat çekiyor.  Dört silindirli rakiplerinin aksine çift silindirli bir motora sahip ve şasisiz olarak tasarlanan bu radikal motosiklet,  şampiyon pilot Carlos Checa ve Ayrton Badovini tarafından sürülecek.  Geçtiğimiz senelerde Althea sponsorluğunda iyi bir yarış profili çizen 1198 R’ ın ardından Panigale  ‘nin nasıl bir performans sergileyeceği ise büyük merak konusu.  Yeni sponsorlar ve yeni motosiklet eşliğinde başarı ihtimali oldukça yüksek olan Ducati Alstare takımında moraller bir hayli yüksek görünüyor.

11 Oca2013

İki Neden

by Tufan Vardar

Ducati 749

İçerisinde bulunduğumuz motosiklet tutkusunun, en derin duygularımızı açığa çıkarmasına zaman zaman rastlayabiliyoruz.  Fotoğrafta görünen Ducati ‘nin sahibi , üyelerimizden Başar da işte tam böyle bir zamanda hislerini kaleme dökmeyi tercih etmiş.  Eğer siz de bir motosiklet ve hatta Ducati tutkunuysanız bu dizelerde kendinizden birşeyler bulacağınıza inanıyorum.

 

İKİ NEDEN

 

Neden dediler.

Neden biniyorsun?

Bin arabana, rahat rahat git dediler

Ama hiç bilemediler,

Meselenin gitmek olmadığını.

 

Öleceksin dediler, çok tehlikeli,

Deli misin yoksa?

Binme, yapma, etme sakın,

Dur dediler.

Ama hiç bilemediler,

Asıl durunca, insanın öldüğünü .

 

Bizim gibi olsana,

bize uysana dediler

Hiç bizi binerken gördün mü ?

Ama göremediler,

Yaşamadıklarını.

Yaşamanın rüzgara karışmadan,

Yaşamak olmadığını.

 

Serserisin, delisin madem

illa bineceksin, dediler.

Ve eklediler, ne bu ses

Neden eksik iki silindirin?

Ama hiç duyamadilar,

Eksik o iki silindirin,

Asıl kalplerde attığını.

                                                                                    Başar Küçük

06 Oca2013

Onlar WDW diyor ama, bence İtalya! (vol.2)

by ducatigirl

Onlar WDW diyor ama, bence İtalya!    yazım;  bu yaz yapmış olduğumuz uzun yol maceramızın ve WDW’nin bir özetidir, keyif almanız ve  yaptıysam hatalarımı  affetmeniz dileğiyle…

- vol.2- 

Not: Bu bir yazı dizisidir. İlk yazıyı henüz okumadıysanız buraya tıklayın.

400 km var Rimini’ye. Navigasyona rota işleniyor, motorlar ısınıyor ve biz 20.Haziran 2012’de yoldayız.   Sahilin serinliğinden uzak iç kesimlerde yana yana ilerliyoruz. Öğlen saatleri km tüketmekte oldukça zorlanıyoruz. 3 motor birbirimizi kontrol ederek ilerliyoruz sürekli, ilk yorulana mola vereceğiz.  Hikayesi sizde özü bizde zar zor atıyoruz kendimizi Rimini’ye.  Hem festival heyecanı hem sıcak uzun km’ler bugün bizi biraz yıprattı. Ama Rimini’nin serinliğinde bizde bir nefes aldık.

Otele yerleştik yemek içmek derken herkes ertesi günü bekliyor  … Akşam üstüne doğru Misana pistine doğru yola çıktık.. ama ne yol … adeta bir geçit bizim için bir tören şölen …  Karşıdan dizi dizi Ducati’ler geçiyor hepsi ile selamlaşıyoruz.

Girişe varıncı bizi biletlerin satıldığı alana yönlendiriyor. Tatilin ilk gününden beri hep kafamızda ki soru işareti ile karşı karşıya kalıyoruz orada. Girişi ödeyecek miyiz?

Anıl hemen atıyor beni öne;

Diyorum ki biz Avrupa birliği ülkesi değiliz o yüzden bize festival ücretsiz biletlerimizi almaya geldik :D ( hani kaç yıldır geliyoruz hep böyle girdik zaten bakmayında öyle verin şu biletleri der gibi  )

Bir iki pasaport gösteriyoruz o sırada Aydın abide kendi pasaportunu uzatıyor ( yabancı olanı) şimdi dur bakalım diyorum onu hiç karıştırmayalım :D

Bir iki dakika geçiyor bir bakıyoruz biletler gelmiş hemen kapıp bir de foto çekilip arkamıza bakmadan gazlıyoruz

Kamerayı açıyorum hep kayıttayım artık …

Alana giriyoruz;

A: bebeğim çekiyor musun?

B: çekiyorum canım merak etme

A: bak bak çek bunlar çekiyor musun?

B: ÇEEeekiyoruum

A: Çekiyor musun bitanem?

B: Tamam Çekiyoruuuuuuuuuuummmmmmm

A: Çekiyosun değil mi?

B: !!!!!!!!!!

Çok heyecanlı anlıyorum biliyorum  eehehhe

Alanda ilk dakikalar sadece sersemlik… Kendimizi toparladığımızda ducati outlet’deydik

Türk kafası demeyin hiç…  Oranın en büyük olayı outlet  ayrıca dışarısı çok sıcak outletten bütün alanı görebiliyorsunuz  Artık fotoğraf makinesini Anıl’a teslim ediyorum… ben fotoğrafçılığa ara veriyorum Rimini’de. Festival fotoğrafçısı Anıl .. 2 gün full ducati, full egzos, full sıcak, hep kırmızı, hep eğlence, merak ve aşk. Binlerce kişiyle paylaşılan duygular büyüdü bizi aştı biz küçüldük onlar büyüdükçe. Tek değil bütün olmanın hazzını yaşadık…

Ducati komplekslerimizle yüzleştik de diyebilir miyiz Anıl?

Çünkü orada insanların bu hazzı ne kadar sindirdiklerine de şahit olduk. Evet özel makinalar ama kişiye özel  … Yani termiden başka çeşit çeşit egzoslar vardı… Delice renkler motifler… Adamlar neyi sevdiklerini unutmamış ve ondan uzaklaşmamışlar ama makinelerini da kişiselleştirmekten çekinmemişler. Çok fazla yeni makine vardı ama bir o kadar da Klasik modeller :p . Ve işin doğru beni onlar çok daha fazla cezbetti

2 günü yedik bitirdik Aydın Abi’nin aklı Rimine’de kaldı desek ki haydi bir gün daha hemen kabul edecek .. Sırf Aydın Abi’nin değil Akın’ın, Anıl’ın da tabi  Ama bize bu kadar yetmişti. Venedik bizi beklerdi

WDW değerlendirmelerim;

  • İyi ki gitmişim :P
  • Gündüz değil de akşamüstü orada olmak sanırım yaptığımız doğru bir şeydi
  • Outlet’i atlamayın, puma kırmızı botları kaptı Anıl
  • Motorlarımızı onca Ducati’nin arasında seyretmek bambaşkaydı
  • Sadece piste giderken dahi onlarca Ducati’den biri olmak benim için bile çok heyecan vericiydi.
  • Çıplak kızlar sandığım kadar yoğunlukta değildi
  • Sadece 30 dk motor yıkanıyor ve bunun sizinki olma ihtimali oldukça düşük
  • Zaten gerçek bir Ducati hastası oraya vardığında kadın denen varlığı unutuyor. Her yer sadece Ducati ve kırmızı oluyor – yinede arada bir kesiyorlar olur o kadar :p
  • Hiçbir ülkenin özel bir standı yoktu fakat ülkelerden gelen kalabalık grupları kıskandım, bir dahakine daha büyük arma ve etiketlerle ve daha kalabalık gidilmeli
  • Motor denemek vs. gibi aktivitelerde yer almak istiyorsanız sabahın erken saatlerinde pistte olup isim yazdırmalısınız ama onun dışında öğleden sonra alanda olmak orada geçirdiğin süreden zevk alabilmek adına doğru bir karardı.

Festivalden kareler;

riminide bir gece

riminide bir gece

vee festival :)

balıklar ve porsiyonlar süperdi , bizde tabiki :)

balıklar ve porsiyonlar süperdi , bizde tabiki :)

...

...

_MG_3425

hatunlar :)

hatunlar :)

_MG_3390

işte ben multi diye buna derim :)

işte ben multi diye buna derim :)

diavele binmeden dönemezdik!!

diavele binmeden dönemezdik!!

diavele binmeden dönemezdik!!

diavele binmeden dönemezdik!!

diavele binmeden dönemezdik!!

diavele binmeden dönemezdik!!

bu kafa ne kafasıydı :S

bu kafa ne kafasıydı :S

retro

retro

Takım Aydın abiyi görünce bırakmadı illa bizimel bir fotoğraf çektir Aydın abi dediler, Aydın abi de kırmadı :)

Takım Aydın abiyi görünce bırakmadı illa bizimel bir fotoğraf çektir Aydın abi dediler, Aydın abi de kırmadı :)

Aydın Abi'nin geldiğini duyunca Rossi'de gelmişti makinayı bizde bıraktı yukarı outlet kısmına geçti... içi rahattı ;)

Aydın Abi’nin geldiğini duyunca Rossi’de gelmişti makinayı bizde bıraktı yukarı outlet kısmına geçti… içi rahattı ;)

bizde tadını çıkardık :)

bizde tadını çıkardık :)

....

….

Akın baya heyecanlandı

Akın baya heyecanlandı

Anıl martta ki yarışlar için biraz pratik yaptı Rossi'nin makina ile...

Anıl martta ki yarışlar için biraz pratik yaptı Rossi’nin makina ile…

....

….

ducati box...

ducati box…

bu kızlardan içerde binlerce var demek isterdim ama malesef 10-15 tane :)

bu kızlardan içerde binlerce var demek isterdim ama malesef 10-15 tane :)

tanıdınız mı?   :)))

tanıdınız mı? :) ))

Desitination VENİCE

Venedik’e varmak için kısa bir yolumuz var, yani daha önceki günlere göre kısa  e hani Bologna diyenlere hemen konuya giriyorum. Toplamda 266 km yolumuz var Venedik’e ve yol bologna’dan geçiyor bu sebepten bizde müze gezimizi bu güne bıraktık hem de bize güzel bir mola olur dedik  Yaklaşık 120 km sonra Bologna’ya ulaştık. İlk önce soyunduk dökündük  hemen fabrikanın duvarındaki dev Ducati ambleminin altında hatıra fotolarımızı çekildik ve içeri daldık  Girişte sağ tarafa Dünya’nın birçok yerinden Ducati kluplerinin amblem ve etiketlerinin bulunduğu odaya daldık. Ah keşke bir etiket olsaydı derken dedim var olmaz mı  Göksel’in biz yola çıkmadan önce şunları sana veriyim orada kullanırsınız dediği etiketler yanımdaydı tabiî ki  .. hemen kendi aramızda mütevazi bir tören ile klubümüzün ismini ekledik diğerlerinin yanına. Bu arada listede ismi olan Duc of Bosphorus’a selam etmeden geçemedik.

 

 

imzaladık...

imzaladık…

bayrağıda dalgalandırdık...

bayrağıda dalgalandırdık…

....

Anıl oraya gitmişken ducati tasarımlarına bir el attı .. :)

Anıl oraya gitmişken ducati tasarımlarına bir el attı .. :)

...

...

Müzemizi gezdik ki Anıl’ın böyle heyecanla gezdiği başka bir müze görmedim :P … yolda gelirken gözümüze çarpan Ducati Factory shop’a da uğramadan gidemedik. İşte orası tam bir hayal kırıklığı idi. Bizim buralarda factory shoplara pek benzemiyordu açıkcası  çok canımızı sıkmadan uzaklaştık oradan Venedik yolunu tuttuk. Zaten pek bir şey kalmamıştı derken yolda biz bir yağmura yakalanmayalım mı? Yakalandık. Sırf yağmur olsa neyse de birde rüzgar çıktı ki sormayın. Çektik oto yolda kuytu bir köşeye diyeceğim orası da bir geçit altı gibi bir yer pek kuytu denemez ama sığındık işte. Az yolumuz var hemen gideriz dedik bu seferde doğa koşulları elvermedi.. Rüzgar hafifleyince mecburen yola çıktık. Bir süre yağmur altında yol aldık yavaş yavaş.

Navigasyon ve anıl kendi aralarında ufak bir anlaşmaşlık yaşayınca bizim işimiz baya uzadı:P neyse az gittik uza gittik otelimizi de bulduk ki o an bizler için zaten unutulmaz bir an idi. Meğer bizim şansımız yaver gitmiş ve biz harika bir otel bulmuşuz kendimize  internette göründüğünden daha güzel bir oteldi

Bu arada Venedik’e varınca otelde bizi Anıl’ın kardeşinin eşi ve kuzeni karşıladı onlar bizden önce varmışlar   bizi görünce baya bir acıdılar halimize. Islanmışız leş gibiyiz yorulmuşuz vs. …  hemen odalara birer duş, akşam Venedik

Şimdi hakkını yemeyeyim Anıl Venedik içinde oldukça heyecanlıydı  giyindik süslendik yola çıktık. Trenle ulaşım sağlayacağız ama trenimiz bir 50 dk rötar yapınca bizim yorgunluk  şehre varmadan başladı :P ..

Venedik’e ilk giriş çok güzel sizi sular arasında şahane evler karşılıyor. Tabi biraz kalabalık ama olur o kadar. Meşhuuur San Marco Meydanı’nı hedef belirliyoruz ve şehrin bizi yönlendirmeleri ile ilerliyoruz. Arada durup fotoğraf molaları veriyoruz yemekler yiyiyoruz ve tabiî ki Spritz Aperol’lerimizi içiyoruz

Venedik’e gelince herkes gibi bende gondolları merak ediyorum; Anıl’a biner miyiz diyorum? Saati 120 Euro ben araştırdım diyor. Şehir turları ve gezileri hakkında bu kadar araştırmacı olmadığını bildiğimden şaşırıyorum!!! Neyse diyorum 120 euro da değmez gözü kör olsun bu paranın diyip geçiyorum. Buraya gelmeden önce Anıl senin orada romantik bir yemek yeriz demişti ama bakıyorum kardeşer kuzenler arkadaşlar hani o da olacak gibi değil, Arada bana dönüyor

A:İtalya’ya çok kutsal bir görev için geldik biz diyor.

B.Neymiş diyorum

A:WDW diyor

B:WDW kadar taş düssün başına diyorum içimden artık

Ona diyemiyorum tabi    San Marco’ya doğru ilerliyoruz baya uzunca bir yolmuş meğerse gün batacak neredeyse dar sokakların arasında bir meydana çıkıyoruz ki rüya gibi. Hepimiz değdi diye düşünüyoruz onca yürüdüğümüz yola. Bir yereme otursak diyoruz, Suzan uyarıyor burada bir kahveye 35 euro vermiştik. Önce ki deneyimlerimiz aklımıza geliyor; yok oturma vergisi yok servis ücreti derken, olabilir diyioruz haklı ama ayakta kalıyoruz bir türlü karar veremiyoruz. Kıyıya doğru yürüyoruz. Anıl iyice yoruldu heralde diyorum çünkü artık oturalım diye tutturmaya başlıyor.

A: LAtte, latte içicem ben, oturalım bir yere, artık bir latte içmek istiyorum, latte, latte, latte

Derken Başarlar sahilden bize sesleniyorlar; gelin!! Yaklaşıyoruz bir gondol başında hadi biniyoruz diyorlar, Anıl’la beni gondola atıyorlar bize el sallıyorlar

Anlamam kısa bir süre alıyor haliyle gidiyoruz neden gelmiyorsunuuuuuuz derkeeen  susuyorum Anıla bakıyorum onun haberi var  tamam diyorum o an galiba

Gondol sahilden yavaş yavaş uzaklaşıyor gökyüzü pembe turuncu Venedik karşımızda biz Anıl’la durmadan sırıtıyoruz.  Daha şehrin içine girmeden Anıl elini cebine atıyor senin gibi bir kadını bir daha benim karşıma çıkmaz diyip yüzüğü uzatıyor bir süre saçmalıyorum   sonra yüzüğü parmağıma takıyorum şehre giriyoruz.  Umarım ömrümüzde öyle huzurlu dingin bize ait ve bizle dolu olur…

Artık tatilin tadını çıkaracağım yüzüğü kaybedersen kafanı kırarım diyor, gülüyoruz arkamıza yaslanıp harika bir Venedik şehir turu yapıyoruz. Karaya çıkışımız ve sonrası hep daha güzel zaten

Sonra yemeğe gidiyoruz gizli bir bahçe buluyoruz kendimize .. aslında  pekde gizli sayılmaz ya ben kendimi öyle hissettim  yemeklerimizi yiyoruz birer Spritz Aperol daha içip otele doğru yola çıkıyoruz Bu gecede Anıl mutluluğumuzu arkadaşlarla paylaşıyor  Akın da olduğu gibi herkes mutlu otele dönüyoruz

Ertesi gün Akın ve Gülseda Venedik’te biz tüm gün oteldeyiz. Gözlerimizi alman biraları ile açıyoruz, otel odasında geleneksel Venedik bira tadım günleri altında gerçekleştirdiğimiz etkinliğimizin ardından,  Anıl’la Başar bir market operasyonu yapıyorlar. Otelin yeşillikleri aklımızı başımızdan alıyor  bu çimlerde biz mangal yaparız diyoruz ve hemen kendimize bir gizli köşe buluyoruz. İsteyen domuz isteyen tavuk sosislerimizi mangalda pişirip süper hot doglarımızı bir nefeste tüketiyoruz ve çöpümüzü topluyoruz oralardan kayboluyoruz. Akşam yemeği kısmını kısa geçeceğim çünkü pek hatırlamak isteyeceğimiz tipten değildi bir rizottaya 40 euro vererek birçok yerde ettiğimiz karları otelin restorantına bırakmış olduk.

Akşam iyice dinleniyoruz ertesi gün Firenze yolunda olacağız. Bu arada Venedik İtalya’da ki en üst noktamız buradan sonra artık dönüş yolundayız feribota doğru yol alıyoruz. Bu arada planımızı çok zorlayacağından Anıl Dolomitilerden vazgeçti, Aydın abiyi eşinin hasreti sardı, benimde İstanbul’da yetişmem gereken bir düğün vardı, feribot biletlerimizi Venedik’ten çıkarken bir gün önceye aldık.

fotolar …

 

Anılın kardeşi Başar sağolsun :) Alman biralarının tadına baktık :)

Anılın kardeşi Başar sağolsun :) Alman biralarının tadına baktık :)

birazdan teklifi edecek dili damağı kurudu çocuğun :)

birazdan teklifi edecek dili damağı kurudu çocuğun :)

... Aydın abi çok havalısın :)

… Aydın abi çok havalısın :)

.....

…..

venice...

venice…

sol alt köşedekiler anıl ve ben :)

sol alt köşedekiler anıl ve ben :)

en heyecanlı anlar :)

en heyecanlı anlar :)

venice mask mask venice

venice mask mask venice

...

...

devam edecek … :)

Sayfalar:«123456»